Çiğneme Sistemi:Dişler,periodontal dokular,ağız mukozası,tükürük bezleri,nöromusküler sistem,çene kemikleri ve temporomandibular eklemlerden oluşur.Yaşlanmaya bağlı olarak bu yapılarda oluşacak değişiklikler,Yaşı ilerlemiş hastalarda yapılacak ağız içi tedavileri etkiler. Yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan ağız içi değişiklikler.
DİŞ DOKULARI
Mine: Yaşın ilerlemesiyle birlikte,dişin arayüzü ve çiğneme yüzeyinde meydana gelen aşınmayla,diş yüzeyinde düzleşme olur.Aşınmaya bağlı oluşan sekonder dentin miktarına bağlı olarak dişin daha sarı bir renk halini alır ve ışık geçirgenliği azalır.Bununla beraber,mine yüzeyindeki çatlaklara dolan artık ürünler nedeniyle de dişte renk değişikliği oluşur.
Sement: Yaşın ilerlemesi ve buna bağlı dişeti çekilmesiyle sement dokusu açığa çıkar,bu bölgede renk daha sarıdır.Bunun yanında sement sement dokusunda yaşla beraber kalınlaşma olur.
Dentin:Pulpa dokusunun daralmasıyla oluşan sekonder dentin nedeniyle diş hassasiyetleri azalır.Dentin tübüllerinin diş yarısaydam görünüm alır.
Pulpa:Pulpa,dişin beslenmesini sağlayan damar yapı ve dişe hassasiyetini veren sinir hücrelerinden oluşur.Yaşın ilerlemesiyle pulpa odasının hacmi daralır,damarlanma azalır ve dış uyaranlara karşı(diş kesimi,çürük vs)dişin hassasiyetinde azalma görülür.
AĞIZ MUKOZASI
Ağız mukozasındaki değişikliklerin,yaşlanmaya değil,uzun süreli protez kullanmayla ilişkili olduğu ortaya konmuştur.
Ağız mukozasındaki reaksiyonlar,protez kullanmaya bağlı mekanik irritasyonlar,protez üzerinde biriken bakteriyel artıklar ya da protez materyaline karşı gelişen alerjik reaksiyonlar çok sık karşımıza çıkar.
Protezlerin her gün temizlenmesi ve tekrardan ağza takılması gerekir.Hasta protezinin temizliğine özen göstermez ve uzun süre ağızda tutarsa,Candida Albicans denilen mantar enfeksiyonu ile karşılaşırız.Hasta protezini bir süre kullanmaz ve ağız temizliğine dikkat ederse,ağız sağlığına tekrar kavuşur.Bazı inatçı vakalarda ilaç desteği gerekebilir.
TÜKÜRÜK
Tükürük ağız sağlığı için oldukça önemlidir.İçeriğinde bulunan kalsiyum, fosfat ve florit sayesinde,çürüklerin remineralizasyonunda önemli rol oynar.Ayrıca amilaz enzimi sayesinde sindirimde rol oynar.Yapılan histolojik çalışmalar sonucu,tükürük bezleri parakimasının ilerleyen yaşla birlikte,yağlı bağ dokusu ile yer değiştirdiği ve bunun da tükürük akış hızını azalttığı belirtilmiştir.
Tükürük bezlerinin az çalışması ve Xerestomia nedenleri:
Kan kaybı,ishal,şeker hastalarında yetersiz su alımına bağlı vücudun su kaybı,Aıds,otoimmun hastalıklar,baş boyun bölgesine uygulana radyoterapi,yaşlılarda aşırı ilaç tüketimi(anti hipertansifler,diüretkler,antipsikotik ilaçlar) depresyon,azalan çiğneme fonksiyonu ve Alzheimer sayılabilir.
Tükürük azlığına bağlı olarak yaşlılarda,çürükler,candidiasis(mantar),yutma zorluğu ve mukoza hastalıkları gözlenir.Kullanılan protezlerde tutuculuk azalır ve protez yüzeylerinde gıda birikimi artar.Yine tükürük azalmasına bağlı tat alma duygusu azalır.
NÖROMUSKULER SİSTEM
45 yaşından itibaren iskelet kaslarında hem boyut hem de güç kaybı başlar.Masseter ve medial pterygoid kaslarında,ilerleyen yaşlarla birlikte kas yoğunluğu ve ağırlığında % 40 lık bir azalma görülür.Buna bağlı olarak foksiyonel çiğneme kapasitesinde azalma görülür.
Yaşı ilerlemiş hastalarda,sinir sistemindeki nöron kaybı,dil ve dudak koordinasyonundaki azalmaya bağlı olarak protezlerin adaptasyonuda güçleşir.
DİABET(Şeker Hastalığı)
Yaşlı hastalarda izlenen diabet vakalarında gerek ağız temizliğinin yeterli olmaması gerkse diğer sistemik rahatsızlıklar ve fizyolojik değişiklikler(tükürük akış hızının azalması) ile ağız içi bulgular daha belirgin olarak ortaya çıkar.
Diabetle beraber artan ağız içi şikayetler
* Gingivitis(dişeti iltihabı) ve periodontal hastalıklar
* Oral Candidiasis (Ağız içi mantar)
* Diş çekimi sonrası osteitis(dry socket)
* Ağızda yanma hissi
İlerleyen yaşla birlikte,hasta ağız hijyenini yeterli derecede sağlayamıyorsa plak birikimi artar.Diş eti çekilmesine bağlı olarak sementin açığa çıkması ve kalınlaşması gözlenebilir.
Yaşlı hastalarda yeterli ağız hijyeninin sağlanamadığı durumlarda ortaya çıkan periodontal rahatsızlıkların yanında,diabet de periodontal hastalıklara neden olmaktadır.
Yapılan çalışmalarda, tip 1 diabetin erken döneminde meydana gelen gingivitisin,diabet olmayan hastalardaki gingivitis özellikleri taşıdığı gözlenmiştir.
Klinik olarak periodontal hastalığı olan bireylerde izlenen şiddetli kemik kaybı, diabetik bireylerde gözlenen kemik kaybıyla benzerdir.Ancak,tip 1 diabet vakalarında dişeti cebindeki bakteri florasında farklılıklar vardır.
Birçok çalışma,diabet ile oral candidiasis, mukozada hassasiyet ve yanma hissi arasında bir ilişki olduğunu belirtir.Artan genetik hassasiyet,vücudun savunma sistemi ve değişen ağız şartları candiasis için uygun ortam oluşturur.
Protez kullanan hastalarda,ağızda yanma hissine sıklıkla rastlanır.Ağız mıkozasındaki yanma hissi protezin çıkarılmasıyla azalır.50 yaş üstü kadınlarda özellikle rastlanabilir.Diabet dışında ağızda yanma hissini oluşturan faktörler demir,protein,B2,B12,B6 vitamin eksikliği gibi sistemik rahatsızlıklar,düzgün parlatılmamış protez yüzeyleri,aşırı antibiyotik kullanımı,ağız gargaraları,reflü ve ağız kuruluğudur.
Ağızda yanma hissi ağrılıdır ve sabahları yoğundur.Ağız kuruluğu ve tat almada azalma vardır.Tatlı gıdalar daha az,acı ve ekşi gıdalar daha fazla algılanır.